Hikâye
Mutfak benim için hep uzaktaydı.
Restoran işi bizde baba mesleğidir. Bir restoranın bütün bölümlerini yakından tanıma şansım oldu. Mutfak ise ayrı bir dünyaydı. Mutfağa hâkim olmak, çarkın eksik dişlisini yerine koymak demekti.
Bu yüzden parrilla ve asado kültürünü öğrenmek için Arjantin'e gittim. İstanbul'daki hikâyem bir parrillanın etrafında dönecek.
Herkesi tek masa etrafına toplayabilmek.
İstanbul zaten medeniyetlerin buluşma noktası. Masa da ona göre kurulacak.
Konsept
Basit tabak, doğru ürün, ortak sofra.
-
Paylaşım
Büyük tabaklar masanın ortasına gelecek. Servis, masadaki kişi sayısına göre büyüyecek.
-
Mevsim
Ürün mevsiminde gelecek, mevsimi bitince menüden çıkacak. Tabak sade kalacak.
-
Kendi mutfağımız
Domates sosunu, turşuyu ve fermente ürünleri kendimiz yapacağız.
-
Ateş
Mutfağın merkezinde parrilla olacak. Ateşle pişirmek sabır ister, acele sevmez.
Tek bir coğrafyaya sığmayan bir mutfak. İstanbul gibi karışık.
Deneyim
A'dan Z'ye tek hikâye.
Kalite kapıda kendini belli edecek. Sonrası aynı özenle sürecek.
-
Kapı
Kapıda vale ve karşılama ekibi sizi bekliyor olacak. Hikâye orada başlayacak.
-
Karşılama
Bir ekip arkadaşımız sizi karşılayıp masanıza götürecek.
-
Masa
Garsonunuz kendini tanıtacak. Su gelecek, menü masada olacak. Masayı baştan sona o yönetecek.
-
Akşam
Işık, müzik ve ses dengesi kalabalığa göre ayarlanacak. Akşam ilerledikçe ışıklar yavaşça kısılacak.
Ekip
Birbirini sahiplenen bir ekip kuruyoruz. Ekibimizi açılışa yaklaşırken tanıtacağız.
Yakında
İstanbul'da açılıyoruz.
Adres ve açılış tarihi duyurulduğunda burada olacak.